| a. |
Cümlede sıralanan
isim, sıfat, zarf, zamir, fiil ve harfler arasında
virgül kullanılır:
Bunun gibi, her şey,
kin, nefret, muhalefet, bize hep insanlardan,
hep toplumdan gelmiyor mu?
|
| b. |
Cümlede özne olan
kelime, kendisinden sonra gelen sözlere karışabilecekse,
özneden sonra virgül konulur:
O, tarihin seyrini
değiştiren adamdı.
Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir
adamcağızdır. (Halit Ziya)
|
| c. |
İşaret zamirlerinden
sonra virgül kullanılır:
Bu konferansta o,
bilgisayar teknolojisi hakkında bilgi verdi.
|
| d. |
İsim yerine geçen
sıfatlardan sonra virgül kullanılır:
Çocuk, bisikletine
bindi.
|
| e. |
Birleşik sıralı cümlelerde,
arada bağlam olsun olmasın, iki cümle arasında
virgül kullanılır:
Sinemaya gidecektik,
fakat geç kaldık.
|
| f. |
Birbiri
ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının
arasına virgül konulur:
Meyve tabağında elma,
muz, armut ve ayva vardı.
Evde, okulda, yollarda, her yerde yalnızca
seni düşünüyorum.
Kısa saçlı, ela gözlü, kahverengi mantolu,
genç ve güzel bir kız gülümseyerek bana doğru
yaklaştı.
Küçücük arabaya benim bavullarımı, annemin
kayak takımını, kardeşlerimin oyuncaklarını
tıka basa yerleştirmeye çalıştık.
|
| g. |
Sıralı
cümleleri birbirinden ayırmak amacıyla virgül kullanılır:
Bir varmış, bir yokmuş.
Umduk, bekledik, düşündük. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
|
| h. |
Cümlede
özel olarak vurgulanması gereken öğelerden sonra
virgül konur:
Bunu hiç kimse bilhassa
o, yapmadı.
Soğuk, ellerimizi dondurdu.
Bizim, minyatürden tuval resmine geçişimiz,
Batılı resim sanatının Türk resim sanatını etkilemesiyle,
XIX. yüzyılda başlamıştır.
|
| i. |
Uzun
cümlelerde yüklemden uzak düşmüş olan öğeleri belirtmek
için virgül konur. Virgül işareti cümlenin öznelerini
ayırır:
Saniye Hanımefendi,
merdivenlerde oğlunun ayak seslerini duyar duymaz,
hasretlisini karşılamaya atılan bir genç kadın
gibi, koltuğundan fırlamış ve ona kapıyı kendi
eliyle açmaya gelmişti. (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Selçuk Üniversitesi,
yalnız eğitim ve kültür açısından değil, sosyal
ve teknolojik açıdan da yöreyi etkiliyor.
|
| j. |
Cümle
içinde ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için
virgül konur:
Örnek olsun dile,
örnek istemez ya, söylüyorum.
Bütün erkekler, sakatlar ve yaşlılar hariç,
silah altına alınmıştı.
|
| k. |
Anlama
güç kazandırmak için tekrarlanan kelimeler arasına
virgül konur:
Akşam, yine akşam,
yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam. (Ahmet Haşim)
NOT: İkilemeler arasına
virgül konulmaz.
Yavaş yavaş; bata
çıka; koşa koşa vb.
|
| l. |
Tırnak
içinde olmayan alıntı cümlelerden sonra virgül konulur:
Ben onu görünce titriyorum,
diyor.
Recaizâde Mahmut Ekrem, şiir sadece vezinli
ve kafiyeli olmaz; nesir ile de yazılabilir,
diyordu.
|
| m. |
Kendisinden
sonraki cümleye bağlı olarak red, kabul ve teşvik
bildiren hayır, yok, yoo, peki, pekâlâ, tamam, olur,
hayhay, başüstüne, öyle, haydi, elbette gibi kelimelerden
sonra virgül kullanılır:
Haydi, geç kalıyoruz.
Olur, ben de size katılırım.
|
| n. |
Bir kelimenin
kendisinden sonra gelen kelime veya kelime gruplarıyla
yapı ve anlam bakımından bağlantısı olmadığını göstermek
için virgül kullanılır:
Bu gece, eğlenceleri
içine sinmedi. (Reşat Nuri Güntekin)
|
| o. |
Devrik
cümlelerde virgül işaretinin yeri çoğu kez kurallara
uymamaktadır:
Çoktan almıştım o
kitabı, birkaç kez de açtım okumak için, yürümedi.
Yola, öğle yemeğinden sonra çıktık.
|
| p. |
Hitap
için kullanılan kelimelerden sonra virgül konur:
Sayın Başkan,
Değerli Arkadaşım,
Çocuklar, sınıfta gürültü etmeyin!
Efendiler, temin ettiğimiz vatanın harap ve fakir
olduğunu hariçte ve dahilde bilmeyen yoktur.
|
| r. |
Yazışmalarda
başvurulan makamın adından sonra virgül konur:
Türk Dil Kurumu Başkanlığı'na,
Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü'ne,
|
| s. |
Yazışmalarda
yer adlarını tarihlerden ayırmak için virgül konur:
Kuşadası, 4 Mart
Ankara, 26 Ocak
|
| t. |
Sayıların
yazılışında, kesirleri ayırmak için virgül kullanılır:
38 , 5 (otuz sekiz
tam, onda beş)
0 , 52 (sıfır tam, yüzde elli iki)
|
| u. |
Bibliyografik
künyelerde yazar, eser, basımevi vb. maddelerden
sonra virgül konur:
ERGİN, Muharrem,
Dede Korkut Kitabı, Ankara, 1938.
UYARI: Metin
içinde "ve", "veya", "yahut"
gibi bağlaçlardan önce ve sonra virgül konulmaz.
|
|