 mainmenu
Çocuk Hastalıklar...Çocuklarla hastalıkları bir arada düşünmek bile insanı üzüyor. Ancak şu bir gerçek ki büyüme süreçleri boyunca çocukları birçok hastalık bekliyor. Onların hiç hastalanmamalarını sağlamak imkansız ama hastalıkları tanıyarak, bilinçli bir ebeveyn olmak zor değil. Merak edilen tüm hastalıklar bu bölümde yer alıyor.
Sınav KaygısıArkadaşlar sınavlarımıza yeterince hazırlanıyoruz.Derslerimize çalışıyor,ve bunun karşılığında da hak ettiğimiz başarıyı bekliyoruz.Ancak zaman zaman bir takım olumsuzluklarla karşılaşabiliyoruz.Bunlardan biriside sınava girdiğimiz zaman hissettiğimiz duygular... Sınava girdiğimiz zaman öğrendiğimiz bilgilerietkin bir biçimde kullanmamıza engel olarak başarımızı düşüren, yoğun kaygımızdır.Eğer sınav kaygımız varsa;sınavda bildiklerimizi unutabilir serbesl bir ortamda cevaplayabildiğimiz soruları sınavda yanıtlayamayabilir,performansımızı tam olarak ortaya koyamayabiliriz.Bunun yanı sıra sınava gireceğimiz zamanlarda kendimizde bir takım fiziksel,duygusal ve davranışsal belirtiler hissedebiliriz.Şimdi gelin bunları birlikte inceleyelim:
Atatürk'ün Hayatı...19 Mayıs 1881’de Selanik’te doğdu. Vakıf İdaresinde Katiplik, Gümrük memurluğu ve sonra kereste ticareti yapan Ali Rıza Efendi’nin oğludur. İlk ve orta öğrenimini Selanik Şemsi Efendi İptidai Mektebi, Askeri Rüştiye ve Manastır Askeri İdadisinde tamamladıktan sonra 13 Mart 1899’da Harbiye mektebine girdi. 10 Şubat 1902’de Piyade Teğmen rütbesiyle mezun olarak Erkanı Harbiye (Kurmay) sınıfına ayrıldı. Erkanı Harbiye Mektebinde öğrenimde iken 10 Şubat 1903’te Üsteğmenliğe yükseltildi. 11 Ocak 1905’te Kurmay Yüzbaşı rütbesiyle mezun olarak staj için Şam’daki 5. Ordu emrine verildi.
Büyümeyi Etkileyen...Kalıtım ve Ailesel Faktörler Toplumun genelinde büyümeyi etkileyen en önemli etken kalıtımdır. Kalıtım ( ırsiyet ),öncelikle boyla ilişkilidir, ancak şişmanlık ve zayıflık gibi fiziksel özellikler de etkilenir.Büyüme geriliğinden kuşkulanılan bir çocukta bu durumun kalıtımla ilgili olabileceğine kararvermede, anne babanın ve varsa kardeşlerin özelliklerini değerlendirmek büyük önem taşır.Kısa boylu ailelerin çocukları kısa, sarışın olanların çocukları açık renkli olmaya eğilimlidir.
Okul Öncesi Eğitim...Palnlama v:* o:* p:* .shape v:textbox •Belirli eğitim hedeflerine ve program amaçlarına ulaşmak için etkinliklerden hangisinin seçileceğini, bunların çocuklara niçin ve nasıl yaptırılacağını,ne gibi yardımcı ve tamamlayıcı kaynak, araç-gereç ve materyallerin kullanılacağını ve çocuklardaki gelişimin nasıl değerlendirileceğini önceden ayrıntılı olarak tasarlama işidir.
Babam ve Ben 4yaş: Babam her şeyi bilir. 5 yaş: Babam çok şeyi biliyor. 6 yaş: Benim babam, senin babandan daha çok şey biliyor. 8 yaş: Babam her şeyi bilmiyor olabilir. 10 yaş: Babamın gençliğinde her şey çok farklıymış. 12 yaş: Aslında, babam bu konuda hiçbir şey bilmiyor. Çocukluğunu anımsayamayacak kadar yaşlı. 14 yaş: Babama kulak asma, o artık çağ dışı kaldı. 21 yaş: Babam mı? Aman Tanrım! o hiçbir işe yaramaz 25 yaş: Babam bu konuda az da olsa bir şeyler biliyor. Ama o yaştaki insanın bu konuda bir şeyler bilmesi normal zaten. 30 yaş: Bu konuda babamın fikrini alsak iyi olur. O kadar deneyimli ki! 35 yaş: Babama sormadan hiçbir şey yapmasam iyi olacak. 40 yaş: Acaba babam bu konunun nasıl üstesinden gelirdi? Ne kadar akıllı ve deneyimli bir insandı. 50 yaş: Babamın yanımda olması ve bu konu hakkında fikir vermesini ne kadar çok isterdim. Onun ne kadar akıllı olduğunu hiç taktir etmemişim. Ondan çok şe...
En İyisi Ol Dağ tepesinde bir çam olamazsan Vadide bir çalı ol; fakat Dere kenarındaki en büyük çalı sen olmalısın; Ağaç olamazsan çalı ol. Çalı olamazsan bir ot parçası ol. Bir yola neşe ver; Bir mis çiçeği olamazsan bir saz ol, Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın. Hepimiz kaptan olamayız, tayfa olmaya mecburuz, Burada hepimiz için bir şeyler var. Yapacak büyük işler var, küçük işler var. Yapacağımız iş, bize yakın olan iştir. Cadde olamazsan patika ol, Güneş olamazsan yıldız ol. Kazanmak veyahut kaybetmek ölçü ile değildir. Sen her neysen onun en iyisi olmalısın.
Başarının Altın ... 1- Hedefinizi belirleyin 2- Ayran gönüllü olmayın 3- Zigzak yapmayın 4- Güçlük ile başarısızlığı birbirinden ayırın 5- Cepheyi daraltın, dar cepheden hücuma geçin 6- Geçmişe bağlanmayın, ancak ders alın 7- Ustanın yanında çırak olun, işi öğrenin 8- Tek adam olma devrini kapatın 9- Shov yapmayın 10- Başarıya ulaşanları inceleyin 11- Kendi çalışacağınız takımı kurun 12- Çekirdek kadroyu kaçırmayın 13- Başarıyı para ile mükafatlandırın 14- Adam yetiştirin ve takımınızı koruyun 15- Masada oturan yönetici olmayın 16- Takım arkadaşlarınıza saygı duyun 17- Çağdaş imkanlardan yararlanın 18- Bilgili olun, bilgi değişimini izleyin 19- En iyilerle çalışın 20- Parayı sevin 21- Ucuz adam olmayın 22- Ailenizle işinizi ayırmayı asla ihmal etmeyin 23- Kendi başınıza filizlenin 24- Yaşınızı işinize bulaştırmayın 25- Risk almaktan korkmayın 26- İşinize politika karıştırmayın 27- Devletle ticaret yapmay
Ana-Babalarda İnsan İnsanlar ana baba olunca, bu rolü üstlenip birey olduklarını unuturlar. Artık ana babalığa biçilen role göre davranmaya, çocukları için iyi şeyler yapma sorumluluğu duymaya başlarlar. Her zaman duygularında tutarlı olmaları, çocuklarını sevmeleri,hiçbir koşula bağlı olmadan kabul edici ve hoşgörülü davranmaları, kendi gereksinimlerini bir tarafa bırakıp, çocukları için özveride bulunmaları, hep tarafsız olmaları gerektiğini hissederler. Oysa ana babalar da insandır. Onların da insani duyguları, kişisel sınırları vardır. Gençlerin toplumda yarattığı sorunlar için herkes ana babaları suçlar. Ama kimse onlara yardımcı olmaz. Her yıl milyonlarca çift en zor meslek sayılan ana babalığı üstlenir. Tümüyle çaresiz küçücük bir çocuktan, katılımcı, üretici, sevgi dolu, hoşgörülü bir yurttaş yaratmanın tüm sorumluluğunu üstlenirler. Bundan daha zor ve özveri isteyen bir meslek varmıdır? Kaç ana...
Eğer Bir GünEğer bir gün kendini ağlayacak gibi hissedersen Ara beni Seni güldürebileceğime söz veremem Ama seninle ağlayabilirim
İşte Okul İşte s...Kiminin sevinçle kimininde heyecanla beklediği okul başlıyor işte....Bir üst sınıfa geçiyoruz ve haliyle bu da sevinç ve heyecanın birlikte yaşandığı bir duygu oluşturuyor.Yeni bir yılın verdiği istek ve azim derslerimizin çok iyi olması için en büyük duygu yaşantılarıdır.İşte tatilde yaptığımız ders hazırlıklarını gösterme zamanı geldi.Tatilde eğlendik,dinlendik ama derslerimizide ihmal etmedik.Yeni öğreneceğimiz konular için yaptığımız ön çalışma yıl içinde göstereceğimiz başarılara temel oluşturacaktır.
1940-1949 Yılları
8 Ocak 1940 : Türkiye-Fransa-İngiltere Kredi Antlaşması imzalandı.
30 Mart 1940 : Türkiye-Suriye Dostluk ve İyi Komşuluk Antlaşması imzalandı. (Hatay meselesi ile ilgili olarak gerilimli günler yaşadığımız Suriye ile, 2. Dünya Savaşının bütün dünyayı tedirgin ettiği günlerde imzalanmıştır.)
31 Mart 1940 : Bursa’da ‘Göl barajı’ hizmete girdi.
9 Nisan 1940 : Alman orduları Danimarka ve Norveç’e girdi.
9 Mayıs 1940 : İngiliz Başbakanı Churchill’in mesajı: “...Türkiye’nin bu zamanda bize müzahereti (yardımı) hepimize cesaret verecek bir amildir.”
10 Mayıs 1940 : Alman orduları Lüksemburg ve Hollanda’ya girdi.
13 Mayıs 1940 : Alman orduları Fransa’ya girdi.
19 Mayıs 1940 : İstanbul’da Dolmabahçe Stadının temeli atıldı. (Şu anki ismi ‘Beşiktaş İnönü Stadı’dır.)
28 Mayıs 1940 : Bingöl’de deprem, hasar var.
22 Haziran 1940 ...
1923 -1929 Yılları1923 Olayları
27 Ekim 1923 : 25 Ekim 1923 günü Çankaya Köşkü’nde varılan karar gereğince Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin son Bakanlar Kurulu Başkanı Ali Fethi (Okyar) Bey , bütün arkadaşları ile birlikte Meclise istifalarını verdiler.Bakanlar kurulunu o tarihe kadar Meclis seçiyordu. Siyasi buhrandan orduyu dışarı da tutmak için,o zaman hükümete dahil bulunan Genel Kurmay Başkanının istifa etmemesi uygun görülmüştü.Kabinenin topluca görevden çekilmesi,Gazi Mustafa Kemal Paşanın muhaliflerinin bir liste üzerinde birleşememeleri, Cumhuriyetin gelmekte olduğuna bir işaret sayılabilirdi..
Ürün Seçki Dosyas...Normal 0 21 false false false MicrosoftInternetExplorer4 /* Style Definitions */ table.MsoNormalTable Öğrencinin, bir ya da birkaç alandaki çalışmalarını, harcadığı çabayı, geçirdiği evreleri ve başarılarını yansıttığı koleksiyonudur. Bu koleksiyonun içeriğinin belirlenmesinde öğrenci de etkin olmalıdır.
Bilgi Toplamanın Di...Performans ödevleri, öğrencilerin içerik standartları ve yaşam boyu standartlarına ulaşmasında onların yetenekleri hakkında bilgi toplamanın tek yolu değildir. Diğer üç yol da faydalı bilgi sağlar, öğrencinin kendi kendini değerlendirmesi, doğal gözlem ve öğretmenin oluşturduğu testler. PERFORMANS DEĞERLENDİRME ÖLÇMENİN YEDİ ANA ÖLÇÜTÜYLE EN İYİ BİR BİÇİMDE NASIL ÖRTÜŞEBİLİR? · Önemli öğrenme çıktılarını ölçün: Performans değerlendirme ödevleri önemi, gerçek dünyadan alınmış, günlük yaşamla bağlantılandırılmış, çevrenin koşulları ve olanakları düşünülerek planlanmış, gerçekçi bir yaklaşımla tasarlanmış olmalıdır · Öğrencinin performansı hakkında eğitim etkinlikleriyle bağlantılı olarak açık bir bilgi sağlayın: Öğretmenler öğrencinin yetenekleri, kullandığı problem çözme stratejileri hakkında bir resim oluşturup onları daha iyi tanıyabilirler. Bu biraz da, öğretm...
Performans puanlamay... Günlük yaşama ait ödevlerde olduğu gibi, performansa ilişkin ödevlerde de tek bir yanıt yoktur. Ödevi tamamlamak için değişik yollar bulunmaktadır.Bu nedenle öğrencilerin ödevlerinde gösterdikleri performans bir makine ile puanlanamaz ama iyi tanımlanmış bir ölçüt ile bir ya da daha fazla kişi tarafından değerlendirilebilir. Bu yaklaşım, Jimnastik veya sürücü sınavlarındaki değerlendirmeye benzer.
Ödev Değerlendirme...1. Sınıflandırma ödevi- İlköğretim: İkili gruplar halinde çalışarak, mümkün olduğu kadar çok böcek sıralayın. Böceklerin anahtar özelliklerine göre bir sınıflandırma sistemi oluşturun ve böcekleri uygun kategorilere yerleştirin. Aynı sınıflandırmayı bir kez de aşağıdaki bakış açılarını kullanarak yapmayı deneyin: * Yok edici (örnek kategoriler,evlerde bulunan böcekler, genellikle mutfakta bulunan böcekler, karanlık zeminleri tercih eden böcekler) * Kurbağa (örnek kategoriler,su üzerinde uçan böcekler,yüzebilen böcekler) Böcekleri tam olarak sınıflandırmak için gerekli bilgiye ulaşmak amacıyla birçok kaynağı araştırmak zorunda kalacaksınız. Kullandığınız kaynakları belirtin ve bir paragraf içerisinde hangisini çok hangisini az kullandığınızı anlatın. Bu sınıflandırmaları yaparken, keşfettiğiniz ilginç şeyleri sınıfla paylaşın. Aşağıdaki ölçütlere göre değerlendirileceksiniz İçerik sta...
Değerlendirme Ölç...Derecelendirme Ölçekleri:Dereceleme ölçeği, sınıflandırılan kategorilerdeki gözlemleri kaydetmek için kullanılır. Üç tür dereceleme ölçeği vardır:
1. Sayısal 2. Sınıflama 3. Betimsel
Değerlendirme Ölç...Heidi Goodrich dereceleme ölçeklerini şöyle tanımlamaktadır: Herhangi bir çalışmanın puanlanması için geliştirilmiş ölçütleri içeren bir araçtır.İyi bir ölçek ulaşılması beklenen niteliklerin kabul edilebilirle yetersiz nitelemeleri arasındaki derecelerini belirtir.
Niçin dereceleme ölçekleri kullanıyoruz?
Seçki Dosyası Değ...Hedefleriniz Belirleyin: Ürün seçki dosyası değerlendirmesinin ilk ve en önemli bölümü, öğretim hedeflerinin neler olacağına karara vermektir. En iyisi, hedefleri öğretmen ve öğrencilerin birlikte belirlemeleridir. Öğrencilerinize, neyi öğrenmek istediklerini ya da neyi öğrenmeye gereksinim duyduklarını sorabilirsiniz. Öğrencilerinize hedeflerin listesini verip, bunları önceliklerine göre sıralamalarını isteyip, sonuçları, değerlendirme ölçütlerini belirlemede kullanabilirsiniz. · Ürün seçki dosyası düşüncesini sınıfınıza tanıtın Ürün seçki dosyalarında nelerin bulunması gerektiğini söyleyin. (Testlerinden biri ya da birkaçı, küçük sınavlar, projeler gibi ) Ürün seçki dosyasına fazladan maddeler koyarak, öğrencilerinizin cesaretini kırmayın. Unutmayın, önemli olan nicelik değil niteliktir. Ürün seçki dosyasının can damarı, öğrenme kanıtlarının mantıklı bir biçimde seçilmesidir. · Ürün seç...
Ürün seçki dosyas...Öğrencinin, bir ya da birkaç alandaki çalışmalarını, harcadığı çabayı, geçirdiği evreleri ve başarılarını yansıttığı koleksiyonudur. Bu koleksiyonun içeriğinin belirlenmesinde öğrenci de etkin olmalıdır. Ürün Seçki Dosyası Kullanmamızın Nedenleri · Eğitimle Ölçme Arasında Kopukluk Olmasını Önler · Tasarımı Oldukça Kolaydır · Yeni Öğretme Becerilerinin Gelişmesini Destekler. · Doğrudan Gözlenebilir. · Destekler · Tüm Öğretilenlerin Belgelerini İçerir · Öğretmen, Öğrenci ve Aile Arasındaki İletişimi Artırır · Gelişimsel Bir Bakış Açısı Sağlar · Öğrencinin Çaba Göstermeye Değer Öğrenme Çıktılarını Destekler · Hedefleri aydınlatır, öğrencinin yeteneklerinin profilini verir. · Öğrencinin gelişme için gösterdiği çabayı yansıtır. · Çeşitli beceri alanlarını kapsar · Öğrencinin kendi öğrenmesinin farkında olmasını sağlar · Farklı niteliklere sahip öğrenci...
Performans Ödevi De...Performans değerlendirmesi, öğrencilere bilgi, beceri ve zeka alışkanlıklarını uygulayabilecekleri,anlayışlarını gösterebilecekleri durum ve ödevler olarak tanımlanabilir. Bu değerlendirmeler, süreç içine yayılmışlardır, gözlenebilen bir performans veya somut bir ürünle sonuçlanmaktadırlar.
Ders İçinde Bir Ö...1- Diksiyonuna, jest ve mimiklerine, el ve vücut hareketlerine çok dikkat etmelidir. İcabında aynanın karşısına geçip bir aktör gibi kendini eğitmelidir.
Öğrencinin karşısına çıkan bir öğretmen de onun itibarına dokunacak ve onu hafife aldıracak hiçbir zaafı olmamalıdır.
Aynı zamanda ders anlatırken öğrencilerin dersi anlayabilmeleri için ne süratle konuşacak, ne de ses tonunu çok alçaltarak anlaşılmaz ve bayıltıcı kılmayacaktır.
2- Tahtayı kullanma, tahtayı kullanma adına titizlik gösterme, bir öğretmenin verimliliği adına çok şey ifade eder.
Tahtadan kopuk işlenen ders, ders değildir.
Tahtayı kullanmada bir plan dahilinde ön hazırlık gerektirir.
Ön hazırlığı ve planı olmayan her iş verimsizliğe mahkumdur.
Öğretmen arkadaş, her şeyiyle öğrenciye kendini imrendirici kılmaya mecburdur.
Renkli tebeşirlerle, muhakkak güzel, okunabilir bir yazıyla tahtayı kullanmalıdır.
Bir de öğretmen tahtayı kullan...
El Yazısı Öğreti...
Oturuş:Yazmada öncelikle dikkate alınacak husus oturma şeklidir. Çocuk sıraya oturduğu zaman ayakları yere değmelidir. Üzerinde yazılacak masa, oturulan sıraya uygun olmalıdır. Masa yüksek, sıra alçak olursa çocuk sürekli ayağa kalkarak yazmaya çalışacaktır. Ayakta yazma kolun masa üzerine yayılma şeklini, dolayısıyla kalem tutmayı da olumsuz yönde etkileyecektir. Sıra yüksek, masa alçak olursa bu seferde çocuk yazarken gereğinden fazla bükülecektir ve yine yazma olumsuz yönde etkilenecektir.
İlkokuma ve Yazma ...
Normal
0
21
false
false
false
MicrosoftInternetExplorer4
/* Style Definitions */
table.MsoNormalTable
İlk okuma yazma öğretiminin öğrencilere okuma ve yazma becerilerini kazandırmaktan daha geniş bir içeriği bulunmaktadır. Bu süreçte sadece okuma ve yazma becerilerinin kazandırılması değil aynı zamanda Türkçeyi doğru, etkili ve güzel kullanma, iletişim kurma, problem çözme, karar verme gibi temel becerilerin de geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
İlkokuma ve Yazma ...Açık heceye nasıl ulaşılacaktır? İlk Okuma Yazma Çalışmaları Pilot uygulamalarda alınan dönütlerden hareketle ilk okuma yazma çalışmalarında bazı öğretmenlerimizin açık heceye ulaşırken sesleri birleştirme yoluna gittikleri belirlenmiştir. Açık heceye ulaşmada bu yöntem yanlış okuma alışkanlıklarına yol açabilmekte; öğretmenlerimizi ve öğrencilerimizi gereksiz yere fazla çaba harcama zorunda bırakmaktadır.
İlkokuma Yazma Etki...1-Birinci sınıf ve İlkokuma ve yazma etkinlikleri okulun ilk haftasında verilen eğitim sonrasını belirliyor.İlk haftadan itibaren sınıf kurallarının net bir şekilde açıklanıp uyulmasının beklenmesi gerekiyor.İlk haftadan itibaren uymalarını istediğim kurallar şunlardı: a)Asla defterden sayfa koparmama.Bunu alışkanlık haline getirmek gerekiyor. b)Yerlere çöp atmama. c)Söz almadan konuşmama. ç)Sayfaları sıralı yazma ve sayfa sonunda boşluk bırakmama.
İlköğretim Öğre...GİRİŞ
Türk toplumunun millî birlik ve beraberlik içerisinde yaşaması, sosyal ve kültürel alanda kalkınmayı hızlandırması ve en önemlisi milletimizin karakteristik özelliklerini gelecek nesillere sağlıklı bir biçimde aktarması için gerekli dinamiklerden biri, belki de en önemlisi dildir.
Okulun ilk günü k...Hııııımmmmm ? Ne ? Bu saat benim için mi çalıyor? Saat kaç- 6:30 mu? Öfff. Biri şu saati kapatacak mı! Şimdi hatırlamaya başladım. Bu okulun ilk günü… Sanırım hasta oluyorum” diye kendine kendine söyleniyorsun. Tüm yaz boyu uyuduktan sonra, bu okulun ilk günü senin iyi zaman anlayışın olmayabilir. İster endişeli bir çömez ister kendinden emin bir son sınıf öğrencisi ol, okula geri dönüşe alışman zaman alacaktır: Yeni sınıflar, yeni öğretmenler, yeni ders planı, ve yeni bir sosyal hayat.İnsanlar, hayatın en iyi zamanlarının okul yılları olduğunu söyler. Iggg… Ama korksanız da korkmasanız da, hoşlansanız da hoşlanmasanız da, gitmelisiniz. İşte size bu zamanı daha kolaylaştıracak bazı yollar.
İlkokuma-yazma öğ... Türk toplumunun millî birlik ve beraberlik içerisinde yaşaması, sosyal ve kültürel alanda kalkınmayı hızlandırması ve en önemlisi milletimizin karakteristik özelliklerini gelecek nesillere sağlıklı bir biçimde aktarması için gerekli dinamiklerden biri, belki de en önemlisi dildir. Hâl böyle olunca her millet kendi dilini en iyi biçimde öğrenmeye/öğretmeye çalışmakta, bu konu üzerine hassasiyetle eğilmektedirler. Yurdumuzda ise, genel anlamda kişiler ve kuruluşların böyle bir hassasiyet içerisinde bulunmaları şöyle dursun, sıradan konuşmalarında ve iş yerlerinde Türkçe kelimeler yerine yabancı dilden alınmış kelimeler kullanmayı tercih etmeleri artık şaşılmayacak bir durum hâline gelmiştir. Öyle ki, şehirlerimizin işlek caddelerine baktığımızda asılı tabelalardan oranın yabancı bir ülkenin mahallî olduğu izlenimini oluşmakta, cadde ve sokaktaki insanlarımızın konuşmalarından Türkçe’yi doğru-dürüst i...
Okuma-Yazma Öğreti...Okuma, “Sözcüklerin, duyu organları yoluyla algılanıp anlamlandırılması, kavranması ve yorumlanmasına dayanan zihinsel bir etkinliktir. Okumayı uzmanlar, yazılı bir metni gözle izleyip anlamını kavramak, gerekirse seslendirmek olarak tanımlamaktadır.” Okuma işlemi, gözün, ses organlarının ve zihnin iyi bir şekilde uyum içinde çalışmasına bağlıdır. Eğitim öğretim faaliyetlerinin en önemli parçalarından birisi okuma eğitimidir. Yazar ile okuyucu arasındaki bağ okuma yoluyla kurulur.
Ses Temelli Cümle Y... İlk okuma-yazma öğretiminde; Öğrencinin ön bilgilerinden hareket edilmelidir. Özellikle ve öncelikle anlamlı heceler elde edilmelidir. Oluşturulacak hecelerde aşağıdaki ölçütlere dikkat edilmelidir. Kolay okunması, Dilde kullanım sıklığına sahip olması, Anlamının açık ve somut olması, Anlamı görselleştirilebilir olması (canlandırılabilir, resmedilebilir vb. İşlek hece yapısına sahip olması, Kısa sürede cümlelere ulaşılmalıdır. İmkânlar ölçüsünde görsellere başvurulmalıdır. Somut ögelerden yararlanmaya ağırlık verilmelidir. Hece tablosu hiçbir şekilde kullanılmamalıdır. Öğrenilenlerin kalıcılığı sağlanmalıdır. Bu amaçla aşağıdaki etkinlikler kullanılabilir. Yeni öğrenilenleri önceki öğrenilenlerle ilişkilendirme. Öğrenci defterlerine yazma. Okuma ve yazılanları sergileme. Çalışma kitaplarında yer alan etkinlikleri yapma.
Ses Temelli Cümle Y... Ses Temelli Cümle Yönteminin özellikleri şöyle sıralanabilir: Ses Temelli Cümle Yönteminde ilk okuma-yazma öğretimi, dinleme, konuşma becerilerinden kopuk sadece okuma-yazma becerilerini geliştirme olarak değil Türkçe öğretiminin beş öğrenme alanı ile birlikte yürütülmektedir. İlk okuma-yazma öğretimine seslerle başlanması, seslerin birleştirilmesi ile anlamlı heceler, kelimeler oluşturulması ve cümlelere ulaşılması öğrencinin bilgileri yapılandırmasını kolaylaştırmaktadır. Bu yönüyle Ses Temelli Cümle Yöntemi, yapılandırıcı öğrenme yaklaşımına uygun bir yöntemdir. Türkçede her harf bir sesi karşıladığından bu yöntem Türkçenin ses yapısına uygundur. Bu yöntem öğrencilerin duyduğu ve çıkardığı seslerin bilincine varmasını sağlamaktadır. Böylece öğrencilerin dil gelişimine (doğru telâffuz, akıcılık, sesleri ayırt etme ...
ilkokuma Oyunları,...İlkokuma yazma öğretiminde konuya damdan düşer gibi girmemeli, öğrenciler ve öğretmen buna hazırlanmalıdır. Özellikle tekrar ve pekiştirmelerde oyunlardan yararlanarak ders, ders havasından kurtarılıp eğlenceli bir oyun havasına sokulmalıdır. Çocuklar hala oyun çağında, neşeli, hareketli, ve değişiklik ist eyen, monotonluktan çabucak sıkılıp ilgilerini çekecek yeni şeylerle daha kolay öğrenen bir yapıya sahiptirler. Bence sadece ilkokuma yazma öğretiminde değil bütün derslerde öğrenciler ders işlediklerinin farkında olmadan oyunun ya da bir masalın bir parçasını öğreniyormuş gibi zannederek öğrenmelidirler. Eğlenceli ve ilgi çekici bir öğretim yöntemi kullanan bir öğretmende en az öğrenciler kadar verim alır.İlkokuma Oyunları DOĞRU ve DÜZGÜN YAZMA OYUNU Öğretmen tahtayı bölümlere ayırır. Mesela tahtayı dört parçaya ayırdıysa dört öğrenci kaldırır. Bir cümle söyler ,yazdırır. Bu dört öğrenciden...
İlkokuma Yazma Örn..." e " Sesi Sesi Hissetme ve Tanıma:Bu aşamada tanıtılacak sesin öğrenciler tarafından fark edilmesi sağlanmalıdır. Bunun için tanıtılacak ses ile ilgili aşağıdaki etkinlikler yaptırılmalıdır. Canlandırma, tekerleme, şarkı, öykü vb. etkinliklerle "e" sesi hissettirilmelidir. Örneğin: Bebeğini uyutmaya çalışan bir anne canlandırılabilir. Annenin bu sırada söylediği "eee....eee...." sesi çıkarılır. Öğretmenin söylediği kelimelerden, öğrencilerin "e" sesinin olduğu kelimeleri belirlemeleri ve başka örnekler vermeleri istenmelidir. Örneğin; öğretmen "erik, etek, fare, kale, Emel, Ece, Elif vb." "e" sesinin olduğu ve olmadığı kelimelerin görsellerini kullanarak öğrencilerin sesi ayırt etmeleri sağlanmalıdır. Adlarında "e" sesi geçen görsellerin altlarındaki kutuyu boyayınız. Değerlendirme: İçinde " e " sesinin geçtiği ve geçmediği resimlerden oluşan bir çalışma kağıdı düzenlenmelidi...
İlk Okuma Yazma Ö...Bu programda ilk okuma-yazma öğretiminde Ses Temelli Cümle Yöntemi’nin uygulanması benimsenmiştir. Ses temelli cümle yönteminde, ilk okuma-yazma öğretimine seslerle başlanmaktadır. Anlamlı bütün oluşturacak birkaç ses verildikten sonra seslerden hecelere, kelimelere ve cümlelere ulaşılmaktadır. İlk okuma-yazma öğretimi, kısa sürede cümlelere ulaşılacak şekilde düzenlenmektedir. İlk okuma-yazma öğretimi boyunca okuma ve yazma birlikte sürdürülmektedir. Okunan her öge yazılmakta; yazılanlar da okunmaktadır. Yazı öğretiminde, öğrencilerin gelişimine uygun olan bitişik eğik yazı harfleri kullanılmaktadır.
Heceler Kelimeler ve... Heceler Kelimeler ve Cümleler Oluşturma , Metin Oluşturma , Okur Yazarlığa Ulaşma ile ilgili ayrıntılı bilgiyi bu başlıkta bulabilirsiniz. ...
Ses gurupları tablo...6 gruba ayrılmış seslerin dağılımını gösteren tablo için tıklayınız.
1.GRUP
e, l, a, t
E, L, A, T
2.GRUP
i, n, o, r, m
İ, N, O, R, M
3.GRUP
u, k, ı, y, s, d
U, K, I, Y, S, D
4.GRUP
ö, b, ü, ş, z, ç
Ö, B, Ü, Ş, Z, Ç
5.GRUP
g, c, p, h
G, C, P, H
6.GRUP
ğ, v, f, j
Ğ, V, F, J
İlkokuma Yazma Öğ...Sesi Hissetme ve Tanıma, Sesi okuma ve yazma, Hece, Kelime, Cümle ve Metin Oluşturma, Gözlem formu doldurma , Ölçme ve değerlendirme , Büyük harflerin öğrenilmesi ile ilgili uyarıları bu yazıda bulabilirsiniz. Sesi Hissetme ve Tanıma, Sesi okuma ve yazma, Hece, Kelime, Cümle ve Metin Oluşturma, Büyük harflerin öğrenilmesi Sesi Hissetme ve Tanıma 1. Tanıtılacak sesi anlamlı hale getirme: a. Tanıtılacak ses ile ilgili drama yapılabilir, b. Tanıtılacak ses ile ilgili tekerleme, şarkı söylenebilir, c. Bilmece sorulabilir, d. Tanıtılacak sesin geçtiği bir öykü ya da bir olay anlatılabilir, 2. Öğrencilerin ön bilgilerini harekete geçirme: a. Sesin geçtiği kelimelere örnekler vermeleri istenebilir, b. Sesin nasıl üretildiği, kim ya da neyin bu sesi çıkardığı tartışılabilir, c. Öğrencilerin adlarında bu sesin geçtiği örnekler bulunabilir, 3. Görsellerden yararlanarak sesi hissetme ve ta...
Öğrencilerimizin d...Öğrencilerimizin daha hızlı okumasını nasıl sağlayabiliriz. Daha akıcı nasıl okuyabilir. Okuduğunu anlamasını nasıl sağlayabiliriz. Bu yazı kafanızdaki soruları ışık tutabilecektir.
İlk Okuma Yazmaya B...Bu aşamada sesi hissetme ve tanıma, sesi okuma ve yazma, sesten anlamlı heceler, kelimeler ve cümleler oluşturma ile metin oluşturma çalışmaları yapılmaktadır. a. Sesi Hissetme ve Tanıma:Sesi hissetme ve tanıma aşaması tanıtılacak sesin öğrenciler tarafından fark edilmesini sağlamaya yöneliktir. Bu aşamada aşağıdaki çalışma ve etkinlikler yapılmalıdır. b. Sesi Okuma ve Yazma:Sesin yazıdaki sembolü olan harf aşağıdaki sıraya göre yazılmalı ve okunmalıdır. İLK OKUMA-YAZMAYA BAŞLAMA VE İLERLEME Bu aşamada sesi hissetme ve tanıma, sesi okuma ve yazma, sesten anlamlı heceler, kelimeler ve cümleler oluşturma ile metin oluşturma çalışmaları yapılmaktadır. a. Sesi Hissetme ve Tanıma Sesi hissetme ve tanıma aşaması tanıtılacak sesin öğrenciler tarafından fark edilmesini sağlamaya yöneliktir. Bu aşamada aşağıdaki çalışma ve etkinlikler yapılmalıdır. 1. Kısa öyküler anlatma, drama yapma, te...
 topmenu
Dlilimiz HakkındaDilin önemi konusunda çok şey söylenir. Bunun yanında gerçek anlamda taşıdığı önem; konu sadece
dilin kendisi olarak algılandığından veya algılatıldığından söylenemez. Bahsettiğimiz konu,
ülkeler arasında var olan, dili ve kültürü bozmaya yönelik olarak yürütülen ruhbilimsel savaştır. Türkçe güçlü bir dildir, bu gücünü yok etmek üzere Türkçeye bilerek veya bilinmeyerek saldırılar düzenlenmektedir, bu saldırıların etkisiz hale getirilmesi ise hayati önem taşımaktadır.
Dilin önemi konusunda çok şey söylenir. Bunun yanında gerçek anlamda taşıdığı önem; konu sadece dilin kendisi olarak algılandığından veya algılatıldığından söylenemez. Bahsettiğimiz konu, ülkeler arasında var olan, dili ve kültürü bozmaya yönelik olarak yürütülen ruhbilimsel savaştır. Türkçe güçlü bir dildir, bu gücünü yok etmek üzere Türkçeye bilerek veya bilinmeyerek saldırılar düzenlenmektedir, bu saldırıların etk...
Anlam GenişlemesiAnlam
Aktarması:
Kavramın
doğrudan kendisinin değil, dolaylı olarak bir başka
ifadeyle anlatılması.
Örnek:
Beyazperde= Sinema
Yeşilçam= Türk sineması
Sahne= Tiyatro
Yeni Dünya=ABD
Sandık başına gitmek= Seçim yapmak
Yeditepe=İstanbul
Dökülmek= Çok yorulmak
Köpürmek= Çok öfkelenmek
Okşamak= Dövmek
Temizlemek= Öldürmek
Anlam DaralmasıSözcüğün,
zaman içinde geçmiştekinden daha dar bir anlamı, önceden
ifade ettiği anlamın sadece bir bölümünü ifade eder
hale gelmesi.
Örnek:
Eski
Türkçede
Bugün
Oğlan
Kız
ve Erkek Evlat
Erkek
evlat, erkek çocuk
Davar
Sahip
olunan mal, mülk, varlık
Sahip
olunan büyükbaş hayvan
Savcı
Sözcü,
elçi, peygamber
Sanıkları
kovuşturan hukuk adamı
İl
Ülke
Vilayet
Sanmak
Düşünmek,
saymak
Zannetmek
Dirilmek
Yaşmak,
öldükten sonra canlanmak
Öldükten
sonra canlanmak
Anlam DeğişmeleriSözcüklerin anlamlarının
zaman içinde genişleme, daralma, kayma, kötüleşme, iyileşme
gibi değişimlere uğraması.
Anlam değişmeleri, dilde zamana bağlı olarak yaşanan
bir süreç olduğu gibi, kültürel ve toplumsal değişmelerin
de bir sonucudur. Bu, dilin canlı bir varlık olduğunun
kanıtıdır.
İki tür
anlam değişmesi vardır:
Karşıt Anlamlılı...
Birbirine
taban tabana zıt durumları ve kavramları ifade eden
sözcükler.
Her kavramın karşıtı bulunmak zorunda değildir.
Örnek:
İyi x Kötü
Sevinç x Üzüntü
Cesur x Korkak
Doğru x Yanlış
Ödül x Ceza
Okumuş x Cahil
Güzel x Çirkin
Görkemli x Sade
Sağlam x Çürük
Buruşuk x Düz
Gitmek x Gelmek
Alt x Üst
Eş Adlılık (Eş S...Sesteş olmakla birlikte
aynı anlamı, kavramı karşılamayan sözcükler.
Eş adlılıkta, sözcüğün sesçe aynı olan iki biçimi arasında
hiçbir anlam ilişkisi yoktur.
Örnek:
Dolu: Boş olmayan
Dolu: Yağan buz parçaları
Dil: Tat alma organı
Dil: Gönül
Kurt: Köpekgillerden yırtıcı
hayvan
Kurt: Omurgasız, bacaksız küçük hayvan
Kara: Siyah
Kara: Toprak parçası
Yüz: Surat
Yüz: 100.
Bitmek: Tükenmek
Bitmek: Yetişmek (Tarlada ot bitti)
Çok AnlamlılıkBir sözcüğün
birden çok durum ya da kavramı ifade etmesi.
Çok anlamlılıkta, bir sözcüğün iki biçimi arasında anlam
ilişkisi vardır.
Örnek:
Yüz: 1. Surat
2. Yüzey(suyun yüzü)
3. Bir şeyin ön cephesi(Evin yüzü)
4. Bir şeyin görünen bölümünü kaplamakta kullanılan
kumaş (Yorgan yüzü)
5. Yan, taraf.
Acı:
1. Tatlı olmayan
2. Koyu (Acı yeşil)
3. Istırap
Dil:
1. Ağzın içindeki organ
2. Kilit vb. araçlardaki yassı, hareketli bölüm
3. Nefesli çalgılardaki ince, metal yaprak
4. Denize uzanan kara parçası
5. Konuşma yeteneği
6. İnsanlar arasında iletişimi sağlayan dizge.
Kuyruk:
1. Hayvanlarda gövdenin alt uzantısı
2. Uçurtma ve uçakların arkasındaki uzantı.
3. Sıra beklemek için oluşan insan dizisi
4. Başın arkasında toplanan saç.
Geçmek: 1. Arkada
bırakmak
2. Hastalığın bulaşması
3. Sınıfını başarıyla bitirmek
4. Birşeye gücü yetmemek
Dokunmak:
1. Değmek
2. Sağlığın olumsuz ...
Yakın AnlamlılıkHemen hemen
aynı anlamı karşılayan ancak aralarında küçük ayrımlar
olan sözcüklerdir.
Örnek:
korkmak/ürkmek/çekinmek/sinmek
bıkmak/bezmek/usanmak
kötü/berbat/fena
kır/boz/kırçıl/gri/kurşuni
gücenmek/darılmak/küsmek/içerlemek
semiz/şişman/tombul/tıknaz
oturmak/ilişmek/çökmek
Eş AnlamlılıkAynı kavramı karşılayan,
birbirinin yerine kullanılabilen, aralarında hiçbir
fark olmayan sözcüklerdir.
Genellikle
bir dile başka dillerden gelen sözcükler ile o dilin
kendi söz varlığındaki sözcükler arasında eşanlamlık
görülür.
Örnek:
hane=ev=konut=mesken imtihan=sınav
bellek=hafıza
mektep=okul
kılavuz=rehber=mihmandar
hürriyet=özgürlük
ajan=casus
cevap=yanıt
alaz=alev=yalım
ödül=ikramiye=mükâfat
demek=söylemek
kaybetmek=yitirmek
açıklamak=izah etmek
amaç=gaye=hedef=maksat
Temel (Ana) ve Yan A...Bir sözcüğün
gösterdiği ilk ve temel göstergeye "temel anlam", temel
anlamdan kaynaklanan ama temel anlama göre farklılıklar
taşıyan, ikinci, üçüncü derece anlamlara "yan anlam"
denir.
Örnek:
Temel
anlam
Yan
anlam
Baş: Kafa
Baş: 1.
Tane (bir baş soğan)
2. Önder, yönetici (ustabaşı)
3. Başlangıç (köprübaşı)
4. Uç (topluiğnenin başı)
Burun:
Koku alma organı
Burun:
1. Bir nesnenin ön kısmı(geminin burnu)
2. Karanın denize uzandığı bölüm, uç nokta (Sinop
Burnu)
Somut ve Soyut AnlamNesnel
varlığı olan, gözle görülen, elle tutulan nitelikteki
varlıkları belirleyen, herkesçe aynı şekilde anlaşılan,
aynı görüntüyü yaratan sözcüklere "somut anlamlı
sözcük"; gözle görülmeyen, elle tutulmayan, herkeste
aynı duygu ve düşünceleri, aynı görüntüyü yaratmayan
durumları belirten sözcüklere "soyut anlamlı sözcük"
denir.
Örnek:
Somut
anlamlı sözcük
Soyut
anlamlı sözcük
Kalem
Sevgi
Fabrika
Düş
Bilgisayar
Kıskançlık
Genel ve Özel AnlamKavram,
nesne, varlık ve durumları topluca belirleyen sözcüklere
"genel anlamlı sözcükler", sınırlı bir anlam
boyutunda belirleyen sözcüklere "özel anlamlı sözcükler"
denir.
Örnek:
Genel
anlam
Özel
anlam
Özel
anlam
Hayvan
Kedi
Van kedisi
Roman
Türk romanı
Cumhuriyet
dönemi Türk romanı
Sözcükte Anlam"Bir göstergenin öteki
göstergelerle sıkı sıkıya ilişkili biçimde, belli bir
bağlam içinde, belli bir duruma ve koşullara bağlı olarak
yansıttığı kavram."
Doğan AKSAN
(Doğan AKSAN, Dil, Anlam, Sözcük, Ankara, Ankara
Üniversitesi Yayınları, 1991: 37)
Kavram:
"1. Dünyadaki nesnelerin,
biçimlerin, olgu, durum ve devinimlerin dilde anlatım
buluşudur. 2. Dünyadaki nesnelerin ortak niteliklerine
dayanan, dile özgü bir genelleme, bir soyutlamadır."
Doğan AKSAN
(Doğan AKSAN, Dil, Anlam, Sözcük, Ankara, Ankara
Üniversitesi Yayınları, 1991: 54-55)
Metin: "Türkçenin
Söz Varlığının Anlam Açısından Özellikleri", Doğan
Aksan, Türkçenin Gücü, Ankara, Bilgi Yayınevi,
1990: 37-40.
Anlambilim (Semanti...
Dili anlam açısından
inceleyen bilim dalı.
"Dilbilimsel
anlambilim, göstergenin içerik ya da gösterilen yanını ele alır,
gösteren(işitim imgesi) ile gösterilen arasındaki ilişkileri, gösterilendeki
değişim ve oynamaları, dilsel yapıların anlamsal yönden ortaya koyduğu çeşitli
olguları vb. inceler."
Berke VARDAR
(Pierre GIRAUD, Anlambilim, Çeviren: Berke Vardar, Ankara, Kuzey
Yayınları, 1984: VII)
Kısaltmalar
A.
Alay
AA
Anadolu
Ajansı
AAM
Atatürk
Araştırma Merkezi
AB
Avrupa
Birliği
ABD
Amerika
Birleşik Devletleri (bk. USA)
AFP
Agence
France Press (Fransız Basın Ajansı)
age.
Adı
geçen eser
AGIK
Avrupa
Güvenlik ve İş Birliği Konferansı
AI
Amnesty
International (Uluslar Arası Af Teşkilâtı)
AIDS,
aids
Acquired
immune deficiency syndrome (İmmün yokluğu
sendromu, bağışıklık yetersizliği)
Akad.
Akademi,
akademi üyesi
AKDTYK
Atatürk
Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu
AKM
Atatürk
Kültür Merkezi
Alb.
Albay
Alm.
Almanca
aııat.
Anatomi
ant.
Antropoloji
AOÇ
Atatürk
Orman Çiftliği
AP
Associated
Press (ABD Haber Ajansı)
APS
Acele
Posta Servisi
Apt.
Apartman
Ar.
Arapça
Ar.
Gör.
Araştırma
Görevlisi
ark.
Arkeoloji
As.
Asker,
askerî, askerlik
Asb.
Astsubay
ASELSAN
Askerî
Elektronik Sanayi
Asist.
Asistan
ASKİ
Ankara
Su ve Kanalizasyon İdaresi
astr.
Astronomi
astrol.
Astroloji
AŞTI
Ankara
Şehirler Arası Terminal İşletmesi
AT
Avrup...
Şapka İşaretiŞapka (Düzeltme)
İşareti Nerede Kullanılmalı?
· Yanlışları
aynı, anlamları ve okunuşları farklı olan sözcükleri
birbirinden ayırmak için, uzun ünlülerin üstüne şapka
işareti konur: adem (yokluk), âdem (insan); adet (sayı),
âdet (gelenek); alem (bayrak), âlem (dünya) ; alim
(her şeyi bilici), âlim (bilgin), aşık (ayak bileğindeki
kemik), âşık (seven, tutkun); hala (babanın kız kardeşi),
hâlâ (henüz); şura (şu yer), şûra (danışma kurulu).
· Arapça bi- ile Farsça
bî- ön eklerini ayırmak için kullanılır: bîçare (çaresiz),
bîtaraf (tarafsız), bîvefa (vefasız); bihakkın (hakkı
ile), bizatihi (kendiliğinden), bilumum (bütün, hepsi).
· İçinde ince g,k,l ünsüzleri
bulunan alıntı sözcüklerdeki a ve u ünlülerinin üzerine
konur: dergâh, ordugâh, tezgâh, yadigâr; dükkân, hikâye,
kâfir, kâğıt, kâr, mahkûm, mekân, sükûn, sükût; ahlâk,
billûr, evlât, felâket, hilâl, ilâç, ilân, i...
İkilemelerİkilemeler Nasıl
Yazılır?
· Grup vurgusu ilk sözcükte
olan ikilemeler ayrı yazılır: kısa kısa, güle güle,
şırıl şırıl, fıkır fıkır, akıllı akıllı, gece gece,
akın akın; (Birleşik sözcükler) düşe kalka, eğri büğrü,
eski püskü, ev bark.
· Ad durum ekleri (isim
hâl ekleri) ve iyelik ekiyle yapılan ikilemeler ayrı
yazılır: vara yoğa, baştan sona, eni konu, boşu boşuna,
elden ele, ucu ucuna, dişe diş, teke tek.
· m- ile yapılan ikilemeler
de ayrı yazılır: çocuk mocuk, kız mız, okul mokul.
· Pekiştirme sıfatları
bitişik yazılır: mosmor, sapsarı, çırılçıplak, sapasağlam,
paramparça, yemyeşil, güpegündüz, tastamam.
Özel AdlarÖzel Adlar Nasıl
Yazılmalı?
*Özel
adlar büyük harfle başlar.(bkz. Büyük harfler nerede
kullanılır? Özel adların başında)
*Yabancı özel adların
yazımında nelere dikkat edilmeli?
Arap ve Fars kökenli
kişi adları Türkçe söylenişlerine göre yazılır.(tabii
nüfus kağıdında farklı yazılmış olanlar hariç): Ahmet,
Mehmet, Fuat, Necmettin, Ziyafettin, Ömer, Lütfü,
Abdürrezak.
Arapça ve Farsça yer adları da Türkçe söylenişlerine
göre yazılır: Filistin, Suudi Arabistan, Cezayir,
Suriye; Halep, Şıraz, Medine, Filistin, İsfahan, Tahran,
Cidde, Trablusgarp.
Yunanca adlar, Yunan
harflerinin ses değerlerini karşılayan Türk harfleri
ile yazılır: Homeros, Herodotos, Evrıpider, Pındaros,
Sokrates, Aristoteles, Platon,Karamanlis.
Herodotos, Sokrates,
Aristoteles, Platon, Pythagoras, Öuklerdes yerine
Herodot, Sokrat, Aristo, Eflatun, Pisagor ve Öklid
biçimleri de kullanılabilir.
Rusça adlar, Rus harflerinin
ses değerle...
Ayrı Yazılan Birle...
1. Etmek, edilmek,
olmak, olunmak, eylemek, kılmak, kılınmak yardımcı
fiilleriyle kurulan birleşik fiillerde, isim herhangi
bir ses düşmesine veya türemesine uğramazsa bu tür
birleşik fiiller ayrı yazılır:
alay etmek, alt etmek,
arz etmek, arz olunmak, boş olmak, dans etmek, deli
olmak, el etmek, gelin olmak, gider olmak, göç etmek,
hayret etmek, ilân edilmek, ilân etmek, işaret etmek,
kabul etmek, kabul eylemek, kul etmek, kul olmak,
namaz kılmak, namaz kılınmak, not etmek, okumuş olmak,
oyun etmek, sağır olmak, sağ olmak, soracak olmak,
söz etmek, var olmak, yardım etmek, yarış etmek, yok
etmek, yok olmak; azat etmek, terk etmek; angaje olmak.
2. Birleşme sırasında
kelimelerden hiçbiri anlam değişikliğine uğramamışsa
bu tür birleşik kelimeler ayrı yazılır. Bunları şu
alt gruplarda toplayabiliriz:
a. Hayvan türlerinden
birinin adıyla kurulan birleşik kelimeler:
ada balığı, ateş
balığı, çaça balığı, çup...
Birleşik KelimelerBirleşik Sözcükler-
Bitişik Yazılan Birleşik Kelimeler (Bitişik Kelimeler)
Birleşik
kelimeler, yazılış bakımından bitişik yazılanlar ve
ayrı yazılanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Bitişik yazılan
birleşik kelimelere bitişik kelime adı verilir.
Birleşik kelimeler aşağıdaki
durumlarda bitişik kelime olurlar ve bitişik yazılırlar.
1. Ses düşmesine
uğrayan birleşik kelimeler bitişik yazılır: kaynana
(
Birleşik Sözcükle...Dilimizde
yeni bir kavram karşılamak için yararlandığımız yollar-dan
biri, kelime birleştirmesidir. Kelime birleştirmesi
yoluyla kurulan sözlere birleşik kelime adı verilir.
Birleşik kelimeler söz varlığımızda geniş bir yer tutar.
Birleşik kelime terimi için bileşik kelime denilmesi
yanlıştır.
Dilimizde belirtisiz isim
tamlamaları, sıfat tamlamaları, isnat grupları, birleşik
fiiller, ikilemeler, kısaltma grupları ve kalıplaşmış
çe-kimli fiillerden oluşan ifadeler, yeni bir kavramı
karşıladıkları zaman birleşik kelime olurlar: yer
çekimi, hanımeli, ses bilgisi; beyaz peynir, açıkgöz,
toplu iğne; eli açık, ayak yalın, günü birlik, sırtı
pek; söz etmek, zikretmek, hasta olmak; gelebilmek,
yazadurmak, alıvermek; çoluk çocuk, çıtçıt, ev bark;
baş üstüne, günaydın; sağ ol, ateşkes, külbastı.
Görüldüğü gibi birleşik
kelimeler bitişik de ayrı da yazılabilmektedir.
İle Sözü
İle sözü ayrı yazıldığı
gibi bitişikte yazılabilir
Ünlü ile biten bir
sözcüğe ile sözünü getirdiğimiz zaman baştaki ünsüz
düşer ve oraya bir y ünsüsü girer ve ekleşmiş olan
ile ünlü uyumana uyar: baltayla, kapıyla, inciyle,
keresteyle, sürüyle.
Üçüncü kişi iyelik
ekinden sonra da ile sözü, sözcüğü tıpkı ünlü ile
biten sözcüklerde olduğu gibi eklenir: kapısıyla,
incisiyle, anahtarıyla, dolabıyla.
Ünsüzle biten bir
sözcüğe eklenen ile ünlü uyumana girer: kapakla,
kafayla, sütle, güzelle, oyunla.
Ses Uyumu Nedir?
Dilimizde
bir sözcük içindeki seslerin önlük-artlık (incelik-kalınlık)
düzlük-yuvarlaklık ve ötümlülük-ötümsüzlük bakımından
bir birine uymasına ses uyumu denir.
Temelde iki farklı ses
uyumundan söz etmek gerekir. Ünlü uyumu ve ünsüz uyumu.
Ünlü uyumundan asıl ve yaygın olanı büyük ünlü uyumu
olarak da adlandırılan önlük-artlık uyumudur. Bu uyumun
kuralı, bir sözcüğün ilk hecesi ön ünlüyle başlamışsa
bunu takip eden hecelerinde ön ünlülü olması; art ünlü
ile başlamışsa da art ünlülü olması gerekmektedir. Örneğin:
akşam, okul, başlayacak, gece, pire, gelecek.
Küçük ünlü uyumu olarak
da bilinen düzlük yuvarlaklık uyumu ise dilimizin daha
geç dönemlerde kuralı belirlenmiş ve daha az yaygın
olan ünlü uyumudur. Bu uyumda esas olan düz ünlü ile
başlayan bir sözcüğün diğer hecelerinin de düz ünlülü
, yuvarlak ünlü ile başlayan bir sözcüğün ise takip
eden hecelerinde ancak ...
Özel Adların Baş...Büyük Harfler
Nerede Kullanılır? - Özel Adların Başında
· Kişi
ad ve soyadları büyük harfle başlar: Mustafa
Kemal Atatürk, Barış Manço, Yunus Emre, Ahmet Bilge,
Shakespeare, Wolfgang von Goethe, Victor Hugo.
·
Kişi adlarından önce ve sonra gelen saygı sözleri, unvanlar
ve meslek adları da büyük harfle başlar:
Sayın Kemal Eraslan, Orhan Bey, Fatma Hanım, Prof.
Dr. Umay Günay, Doktor Yaşar Anlar, Mareşal Fevzi Çakmak,
Fatih Sultan Mehmet, Genç Osman, Aslan Yürekli Richard,
Deli Petro.
·
Akrabalık adları bildiren sözcükler büyük harfle başlamaz:
Fahriye abla, Ayşe teyze, Osman enişte.
Akrabalık
adları lâkâp yerine geçerse büyük harfle başlar:
Nene Hatun, Hala Sultan, Dayı Kemal.
· Resmi
yazılarda saygı bildiren sözlerden sonra gelen ve makam,
mevki, unvan bildiren sözcükler de büyük harfle başlar:
Sayın Bakan, Sayın Müdür, Sayın Kaymakam.
·
Mektuplarda ve resmi yazışmalarda hitapların ilk sözcü
Noktalı virgül (;)
Cümle içinde virgüllerle ayrılmış tür veya
takımlarla birbirinden ayırmak için konur:
Erkek çocuklara Doğan, Tuğrul, Aslan, Orhan;
kız çocuklara ise İnci, Çiçek, Gönül, Yonca adları
verilir.
Öğeleri arasında virgül bulunan sıralı cümleleri
birbirinden ayırmak için konur:
Sevinçten, heyecandan içim içime sığmıyor;
bağırmak, kahkahalar atmak, ağlamak istiyorum.
Sabahtan beri bekliyorum; ne gelen var, ne giden.
İş işten geçti;artık gelse de olur, gelmese de.
Virgülle ayrılmış örnekleri farklı örneklerden
ayırmak için konur:
Türkiye, İngiltere, Azerbaycan; İstanbul,
Londra, Bakû.
Kendilerinden evvelki cümleyle ilgi kuran ancak,
yalnız, fakat, lâkin, çünkü, yoksa, bundan dolayı,
binaenaleyh, sonuç olarak, bununla birlikte, öyleyse
vb. cümle başı bağlaçlarından önce konur.
Halis
bir şiir fena okunabilir; lâkin sahte bir şiir
iyi okunamaz.
(Yahya Kemal Beyatlı)
Bir
millet ordusunu kaybedebilir, b...
Virgül ( , )
a.
Cümlede sıralanan
isim, sıfat, zarf, zamir, fiil ve harfler arasında
virgül kullanılır:
Bunun gibi, her şey,
kin, nefret, muhalefet, bize hep insanlardan,
hep toplumdan gelmiyor mu?
b.
Cümlede özne olan
kelime, kendisinden sonra gelen sözlere karışabilecekse,
özneden sonra virgül konulur:
O, tarihin seyrini
değiştiren adamdı.
Bu, tek gözlü, genç fakat ihtiyar görünen bir
adamcağızdır. (Halit Ziya)
c.
İşaret zamirlerinden
sonra virgül kullanılır:
Bu konferansta o,
bilgisayar teknolojisi hakkında bilgi verdi.
d.
İsim yerine geçen
sıfatlardan sonra virgül kullanılır:
Çocuk, bisikletine
bindi.
e.
Birleşik sıralı cümlelerde,
arada bağlam olsun olmasın, iki cümle arasında
virgül kullanılır:
Sinemaya gidecektik,
fakat geç kaldık.
f.
Birbiri
ardınca sıralanan eş görevli kelime ve kelime gruplarının
arasına virgül konulur:
Meyve tabağında elma,
muz, armut ve ayva vardı.
Evde, okulda, yollarda, her yerde yaln
Üç Nokta ( ... )
a.
Büyük üzüntü, korku,
sevinç gibi duygular nedeniyle tamamlanamayan
cümlelerden sonra üç nokta konur:
- Baban iyileşti
mi?
- Onu geçen hafta ...
Keriman hıçkırıklar
arasında: - Yirmi yıl ... diye inledi, yirmi yıl
sonra ... sana nasıl anlatabilirim ki ...
b.
Tamamlanmamış cümlelerde
anlamı pekiştirmek için üç nokta kullanılır:
Desem ki ...
İnan bana sevgilim inan ... (Cahit Sıtkı)
Senin gözlerinden
öyle acı
Bir ışık geçer ki bazen ... (Cahit Külebi)
c.
Üç nokta yazıda birbirine
benzer varlıklar sıralanırken birkaçını yazdıktan
sonra vesaire, bunun gibi anlamına gelen sözcüklerin
yerine kullanılır:
Küçükken okuduğum
kitaplardan hatırlayabildiklerim şunlar: Çalıkuşu,
Yaban, Kiralık Konak, Sinekli Bakkal ...
Onlarda her şey var:
Atlar, arabalar, uşaklar ...
d.
Söz arasında
söylenmek istenmeyen ya da müstehcen sözcüklerin
yerine kullanılır:
Dün müdürü kendi
yanında çalışan ... adlı gen...
Nokta ( . )
a.
Cümle
sonlarında kullanılır:
Türküm.
Akıl
yaşta değil baştadır.
UYARI:
Cümle tırnak ya da parantez içine alınmış ifadelerle
bitiyorsa bu durumda nokta tırnak ya da parantez
işaretinden sonra konur.
Dilbilgisinin
bölümlerinden biri de sentakstır (cümle bilgisi).
Kemal
Tahirin senaryolarından bazıları film haline
de getirildi (Haremde Dört Kadın, Yarın Bizimdir,
Namusum İçin).
b.
Kısaltmaların
sonuna nokta konur:
Dr.
(doktor); bkz. (bakınız); Alb. (Albay)
Prof.
(profesör); vb. (ve benzerleri); sf. (sıfat)
Bununla
birlikte çok tanınan isimlerin büyük harf kullanılarak
yapılan kısaltmalarında, günümüzde, nokta kullanılmamaktadır:
TC (Türkiye Cumhuriyeti)
TBMM (Türkiye
Büyük Millet Meclisi)
MEB (Milli Eğitim
Bakanlığı)
PTT (Posta, Telgraf,
Telefon)
c.
Sayılardan
sonra sıra bildirmek amacıyla nokta kullanılır.
Burada nokta sayı sıfatı anlamındadır:
3. (üçüncü);
II. Mehmet; IV. Cadde;
XIX.
y...
Ünsüzlerle İlgili...Ünsüz
Uyumu
Yukarıda ünsüz fonemlerin ötümlülük ötümsüzlük açısından
ikiye ayrıldığına değinilmişti. Ünsüz uyumu, ötümlülük-ötümsüzlük
benzeşmesidir. Yani bir sözcük ötümsüz ünsüzle bitiyorsa
ötümsüz ünsüzle başlayan bir ek alır; ötümlü ünsüzle
bitiyorsa ötümlü ünsüzle başlayan bir ek alır:
iş > iş-çi
kes- > kes-ti
üç > üç-te
kök > kök-ten
nazar > nazar-dan
dil > dil-de vb.
Türkçenin
bu özelliğinin de zaman zaman dikkate alınmadığı, işci,
kesdi, üçde vb yanlış söyleyiş ve yazılışların ortaya
çıktığı görülmektedir.
Ötümlüleşme-Ötümsüzleşme
Ünsüzlerin yumuşaması-sertleşmesi olarak bilinen bu
olay, Türkçede çok boyutlu ve zaman zaman kuraldışı
gelişmelerle doludur. Burada bu ses olayının tüm boyutları
değil, kullanıma en çok yansıyan, en çok hata yapılan
yönleri incelenerek bir özetleme yapılacaktır:
Türkçe Sözcüklerde:
*Eğer sözcük tek hecel...
Ünlü Seslerle İlg...
Önlük-Artlık
Uyumu:
Yaygın
olarak büyük ünlü uyumu adıyla bilinen bu özellik
yalnız Türkçe kökenli sözcüklerle ilgilidir. Bu uyuma
göre Türkçe bir sözcükte ya ön ünlüler (yaygın ve yanlış
kullanıma göre ince ünlüler), ya da art ünlüler
(yaygın ve yanlış kullanıma göre kalın ünlüler) bulunur.
Art
Ünlüler: a, ı, o, u
Ön Ünlüler: e, i, ö, ü
o ve ö
ünlüleri yalnız ilk hecede bulunabildiğinden, Türkçe
sözcüklerdeki ünlü sıralanışı genel olarak şöyledir:
İlk Hece
Diğer Heceler
e, i,
ö, ü e, i, ü
a, ı, o, u a, ı, u
Türkçe
Sözcüklerde Uyumun Bozulması
Önlük-artlık
uyumu bir sözcüğün Türkçe olup olmadığını anlamamıza
yardımcı olabilir ancak Türkçe oldukları halde pek çok
nedenle önlük-artlık uyumu dışında kalmış olan sözcüklerimiz
de vardır. Bu nedenleri sıralarsak:
a. Birleşik
sözcükler doğal olarak bu uyumun dışında kalabilirler:
gecekondu, atasözü, bugü...
Ünlü ( Sesli) Harf...Yazı Diline Ait Ünlüler
Türk yazı
dilinde bulunan sekiz ünlü fonem (a, e, ı, i, o, ö,
u, ü ) çeşitli açılardan sınıflandırılabilir.
Anadolu Ağızlarına Ait Ünlüler
Anadolu Ağızlarına Ait
Ünlü sesler: Anadolu ağızlarında yaygın olarak kullanılan
kapalı e sesi Eski Türkçede, yazı dilinde yer
alan dokuzuncu ünlüydü. Bugün sadece ağızlarda duyuluyor.
e ve i sesleri arasında yer alan, i
sesine daha yakın olan bu fonem bugün kimi sözcüklerde
bütünüyle i sesine değişmiş olarak bulunuyor.
Bugün el "halk; ülke", et-, ye-, ver-, yer,
er "erken", de-, yel gibi sözcüklerin ağızlarda
il, it- yi-, vir-, yir, ir, di- , yil biçiminde
söylenmelerinin nedeni budur. Ancak kapalı e
sesi ağızlarda her zaman net bir i sesi olarak duyulmuyor.
Çoğu zaman e ve i arasında sesletiliyor.
Standart Türkçeye aykırı olan bu durum eğitim düzeyine
bağlı olarak azalıyor.
Yazı Dilindeki Ödünç Sözcüklerde Bulunan Sesler
Ön ...
AlfabeSesleri gösteren
harflerin belli bir sıraya dizilmiş bütünü alfabe olarak
adlandırılır. Yunan alfabesinin ilk iki harfi olan alfa
ve beta sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur. abece
adı ile de karşılanmaktadır.
Alfabeler, harflerin sesleri, heceleri ya da sözcükleri
göstermeleri açısından üç bölüme ayrılırlar.
01.11.1928 tarihinde kabul edilmiş olan Latin kökenli
Türk alfabesinde yer alan 29 harf şu biçimde sıralanmıştır:
Aa Bb Cc Çç Dd Ee Ff Gg Ğğ Hh İi Iı Jj Kk LI Mm Nn Oo Öö Pp Rr Ss Şş Tt Uu Üü Vv Yy Zz
Latin kökenli Türk alfabesi sesleri gösteren, yani sesçil
bir alfabedir ve sözcüklerin ön sıradan (ince) ya da
art sıradan (kalın) oluşunu ünlüler belirlediğinden,
g, k gibi ince ve kalın biçimi bulunan ünsüzler için
birer harf kullanılması yeterli görülmüştür.
Dil Bilgisi
Dil aslında sosyal bir kurum olmakla birlikte çok karmaşık bir olgudur. Kişiye
ait bir meleke olması bakımından ruhî, konuşma aygıtından gelmesi sebebiyle
fizyolojik ve bir ses olayı olmakla fizikî yönleri vardır. Bu sebeple
zamanımızda türlü yönlerden ve farklı maksatlarla incelenen bir konu olmuştur.
Böylece dilbilgileri (sciences linguistiques) çok dallanmıştır.
Eski Yunanlılar ve Eski Hintlilerden beri insanlar doğru yazıp okumak amacı ile
dillerinin bağlı olduğu kuralları tespit etmeye çalışmışlardır. Bu kuralların
meydana getirdiği bilgi koluna gramer, dilbilgisi (grammaire) denmiştir.
Zamanla bütün yazı dillerinin ve eski medeniyet dillerinin gramerleri
yapılmıştır. Bunun gibi her dilin kelime dağarcığı toplanarak lûgat kitapları,
sözlükler (dictionnaire) meydana getirilmiştir. Araplarda lugat bilgisi
(lexicographie) büyük önem kazanmıştır.
Öğretimlik (classique) tarifine göre pratik bir bilim kolu olan gram...
Türkçenin Özellik...
Türkçe, diğer Türk dilleriyle birlikte Altay dil ailesinin bir kolunu oluşturur. Bu ailenin diğer üyeleri Moğolca, Mançu-Tunguzca ve Korecedir. Japoncanın Altay dil ailesinin bir üyesi olup olmadığı konusu tartışılmaktadır.
Türkçe, diğer Altay dilleri gibi eklemeli, yani sözcüklerin eklerle yapıldığı ve çekildiği, sondan eklemeli bir dildir.
Türkçe sözcüklerde, Arapça, Almanca vb. dillerde görülen erillik, dişillik (yani cinsiyet ayrımı) özelliği yoktur.
Türkçede sayı sıfatlarından sonra gelen adlar çoğul eki almazlar. Yani üç ağaçlar değil üç ağaç.
Önlük-artlık (kalınlık-incelik) ve düzlük-yuvarlaklık uyumları vardır. İlk uyuma göre bir sözcükteki ünlüler ya hep art veya ön, ikinci uyuma göre de ya hep düz veya yuvarlak olurlar.Yukarı
f, j ve h ünsüzleri Türkçe kökenli sözcüklerde bulunmazlar. (Bir kaç Türkçe sözcükte başka seslerden değişmiş olarak f görülebilir:
öfke < öpke, ufak < ubak...
Türk Dil Kurumunun ...Osmanlı
döneminin son yıllarında bazı aydınlarca başlatılan
öz Türkçeye yöneliş çabaları, Türk dilinin yabancı,
özellikle Arapça, Farsça sözcüklerden arıtılması, devlet
yazışmalarının, okullardaki öğretinin halkın anlayabileceği
Türkçe ile yapılması, Arap Fars karışımı Osmanlıcanın
yanında kaba Türkçe olarak adlandırılan asıl Türkçenin
geliştirilmesi Cumhuriyetle birlikte bir devlet siyasası
olarak ele alınmıştır. Gerçi 1876 Anayasasının 18. Maddesinde
Tebaaî Osmaniyenin hidematı Türkçeyi bilmeleri şarttır
denilmektedir, fakat bu anayasada kullanılan dil hemen
tümüyle Arapça, Farsça ya da bunlardan türetilmiş, Osmanlıca
sözcüklerden oluşmuştur. Devletin dilinin Türkçe olduğunu
söyleyen bu 18. Maddede bile Tebaa (uyruk), Hidemat
(hizmetler, görevler, işler), İstihdam (görevde, işte,
hizmette kullanma, çalıştırma), Lisan (dil), Şart
(koşul) gibi beş yabancı sö...
Dil Devrimi
(Ulusallaşmanın Önemli Bir Aşaması)
Atatürk bizi, milliyetimize ve Türk ulusal bilincine sahip kılarken bir taraftan da "Türk Ulusal Dili" üzerinde çalışıyor ve dil devrimini gerçekleştiriyordu. Osmanlı devrinde cahil ile okumuş; devlet adamı ile halk, birbirleriyle konuşup anlaşma olanağını hemen hemen yitirmişlerdi. Arabî ve Farisî deyimler arasında Türkçe, neredeyse silinip gidiyordu. Bütün bu karmaşıklığa son veren Atatürk olmuştur.
Dil devrimi, gerçekte milliyetçilik devriminin bir bakıma tamamlayıcısı olmuştur. Yeni harflerin kabulünden sonra ilk 10 yıl içinde dilimizdeki "özleşme" "arındırma" ve "gelişme" hızlanmıştır. Zira yeni y...
Atatürk, Cumhuriyet...Türk harflerinin kabulü, Türk Devriminin en önemli bölümlerinden biridir. Bu devrimle, dilimiz zenginleşmiş, okuma - yazma kolaylığı sağlanmış, basılan kitap sayısı artmıştır ve yeni Türk Kültürü bu devrimle doğmuştur.
Çağlara Göre Avru...Ortaçağ,Yeniçağ ve Yakıncağdakın Çağda Avrupada ki Gelişmeleri Bu Bölümde İnceleyebilirsiniz
Atatük İlkeleri Cumhuriyetçilik Cumhuriyetçilik; Devlet başkanının belli bir süre için seçilerek iş başına geldiği devlet ya da yönetim biçimidir. Cumhuriyet yönetimlerinin temeli seçimdir. Egemenliğin halka ait olduğu tek yönetim biçimidir. Cumhuriyet rejiminde yasaları koyacak kişiler, yani meclis seçim ile belirlenir. Sınıf ve cins ayrımı olmaksızın herkesin yönetime katıldığı yönetim biçimidir. Kısaca halkın kendi kendisini yönetebildiği, egemenliğin ulusa ait olduğu ve herkesin eşit haklara sahip ve özgürce haklarını kullandığı yönetim biçimidir. Milliyetçilik Milliyetçilik, bireylerin ait oldukları milletin varlığını ve birliğini sürdürmesi ve yüceltmesi için diğer bireylerle ortak çalışam bilincine sahip olmasıdır. Millet, aynı dili konuşan, ortak bir geçmişi olan ve gelecekte birlikte yaşama duygusuna sahip olan insan topluluklarına denir. Milliyetçilik, kendi m...
Atatürk DevrimleriYurdumuzun Aydınlanması ve Çağdaşlaşması Sürecinde Yapılan Türk Devrimleri Bu Bölümde Yer Almaktadır
İç İsyanlar
İsyanların Genel Nedenleri
1. XVII. yüzyıl ile birlikte
idari, askeri ve mali yapının bozulması
2. Merkez ve taşra yönetiminin
bozulması ile devlet otoritesinin zayıflaması
3. Eyaletlerde yaşanan denetim
güçlüğü
4. Beylerbeyi ve sancak
beylerinin bu yüzyılda yapılan savaşların uzun sürmesi ile yönetmek zorunda
kaldıkları topraklarda bulunması
5. Tımar sisteminin dejenere
olması nedeniyle üretimin azalması, fiyatların artması, dolayısı ile ekonominin
bozulması.
6. Ordu ve memurların
disiplinsizliği yüzünden halkın devlete karşı güveninin
zedelenmesi.
İstanbul İsyanları
Özellikleri
1. XVII. yüzyılda meydan gelen
İstanbul isyanlarının elebaşları Yneiçeriler ve
sipahilerdi.
2. İsyanların çıkmasında bazı
devlet adamları ve saray kadınlarının rolü de vardı.
3. Bazı isyanlar ulema sınıfı
ve halk tarafından da desteklendi.
4. İsyanların temel nedeni,
kapıkulu askerlerine verilen ulufelerin gecikmesi ya...
İlk Türk Devletler...
İlk Türk
Devletlerinde Kültür ve Uygarlık
Devlet Yönetimi
Uygurlar dışında bütün Türk
Devletleri göçebe devlet şeklinde yaşamışlardır.
Aileler obaları, obalar
boyları, boylar ise budunları meydana getirirdi.
Devlet, hanedanın ortak malı
kabul edilirdi.
Hakanın yetkileri "Kurultay"
denilen danışma meclisi ile sınırlandırılmıştı.
UYARI : Bu durum Türk
devletlerinde taht mücadelelerine sebep olmuştur. Bu yüzden Türk devletleri çok
kısa sürelerde yıkılmıştır. Devlet kuzey-güney, doğu-batı, sağ-sol olmak üzere
ikiye ayrılırdı. Sağı hükümdarlar yönetirdi. Senede iki kez toplanan Kurultay
adı verilen bir meclis vardır. Boy beylerinden oluşurdu. Önemli kararlar
alınırdı.
Kurultay, Türklerde askeri
yapıda demokrasinin olduğunu gösterir.
Hukuk
İslamiyet öncesinde kurulan
Türk devletlerinde yazılı hukuk kurallarına rastlanmaz.
Genelde, sosyal hayatı
düzenleyen sözlü hukuk kuralları yani töreler bask
|